Ramazan Hoş

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Kur'an ışığında hakikate yolculuk

Tut Elimi

UFO Gerçeği

Mutluluk Şarkısı

Büyü ve sihir sırları

 

Hz Muhammed son Resul

Reenkarnasyon nedir

Ömer Çelakıl UFOLAR Hakkında gerçeği bildiriyor

Cin ve Şeytan İnsanoğlunun bedenine girer mi?

Gelişen teknoloji ve arkasında yatan sır nedir

Atatürk'ün Gizlenen Vasiyetinde

Küçük Yaşta Evlilik Kuran’da var mı?

Mustafa Kemal Atatürk'ün yardımcısı kimlerdi

HİCR SURESİ Türkçe Meali

HİCR SURESİ Türkçe Meali

Tarih 05 Temmuz 2015, 11:50 Editör Ramazan Hoş

HİCR SURESİ Türkçe Meali

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

1- Elif, Lam, Ra. Bunlar, Kitab’ın ve apaçık olan Kur’an’ın ayetleridir.

2- O inkar edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler.

3- Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir.

4- Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiçbir ülkeyi yıkıma uğratmadık.

5- Hiçbir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler.

6- Onlar: “Ey kendisine Kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin,” dediler.

7- “Eğer doğruyu söylüyor isen, bizlere melekleri getirmeli değil miydin?”

8- Hak olmaksızın Biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz.

9- Hiç şüphesiz, zikri (Kur’an’ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz.

10- Andolsun, senden önce geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik.

11- Onlara herhangi bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.

12- Böylece Biz onu (alayı), suçlu-günahkarların kalplerine sokarız.

13- Onlar ona (indirilen kitaba) inanmazlar, oysaki evvelkilerin sünneti geçmiştir.

14- Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de,

15- Mutlaka: “Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz” diyeceklerdir.

16- Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

17- Ve onu her kovulan şeytandan koruduk.

18- Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.

19- Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda herşeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik.

20- Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık.

21- Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim Katımız’da olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.

22- Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık. Oysa siz onun hazine-koruyucuları değilsiniz.

23- Şüphesiz Biz, gerçekten Biz yaşatır ve öldürürüz ve varis olanlar Biziz.

24- Andolsun sizden öne (veya önceden) geçenleri bilmişizdir; ve (yine) andolsun, geride kalanları da bilmişizdir.

25- Ve şüphesiz senin Rabbin, O, onları haşredecektir. Gerçekten O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

26- Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

27- Ve Cann’ı da daha önce ‘nüfuz eden kavurucu’ ateşten yaratmıştık.

28- Hani Rabbin meleklere demişti: “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.”

29- “Ona bir biçim verdiğimde ve ona Ruhum’dan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın.”

30- Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti.

31- Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı.

32- Dedi ki: “Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?”

33- Dedi ki: “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim.”

34- Dedi ki: “Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın.”

35- “Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir.”

36- Dedi ki: “Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı.”

37- Dedi ki: “Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.”

38- “Bilinen günün vaktine kadar.”

39- Dedi ki: “Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım.”

40- “Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”

41- (Allah) Dedi ki: “İşte bu, Bana göre dosdoğru olan yoldur.”

42- “Şüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin Benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün yoktur.”

43- “Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir.”

44- Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır.

45- Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

46- Oraya esenlikle ve güvenlikle girin.

47- Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.

48- Orda onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler.

49- Haber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim.

50- Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.

51- Onlara İbrahim’in konuklarından haber ver.

52- Yanına girdiklerinde “Selam” demişlerdi. O da: “Biz sizden korkmaktayız” demişti.

53- Dediler ki: “Korkma biz sana bilgin bir çocuk müjdelemekteyiz.”

54- Dedi ki: “Bana ihtiyarlık gelip-çökmüşken mi müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdelemektesiniz?”

55- Dediler ki: “Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma.”

56- Dedi ki: “Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?”

57- Dedi ki: “Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?”

58- Dediler ki: “Gerçekte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğa gönderildik.”

59- “Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız.”

60- “Ama karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır.”

61- Böylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde,

62- (Lut) Dedi ki: “Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz.”

63- “Hayır” dediler. “Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.”

64- “Sana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz.”

65- “Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin.”

66- Ve onlara şu emri verdik: “Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir.”

67- Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.

68- (Lut onlara) “Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin” dedi.

69- “Allah’tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin.”

70- Dediler ki: “Biz seni ‘herkes(in işin)e karışmaktan’ alıkoymamış mıydık?”

71- Dedi ki: “Eğer yapmak-istiyorsanız, işte bunlar, benim kızlarım.”

72- Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler.

73- Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.

74- Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık.

75- Elbette bunda ‘derin bir kavrayışa sahip olanlar’ için gerçekten ayetler vardır.

76- O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır.

77- Elbette, bunda iman edenler için gerçekten ayetler vardır.

78- Eyke halkı da gerçekten zalim-kimselerdi.

79- Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.

80- Andolsun, Hicr halkı da gönderilen(elçi)leri yalanlamışlardı.

81- Onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan yüz çevirmişlerdi.

82- Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

83- Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz-çığlık yakalayıverdi.

84- Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.

85- Biz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakilerini hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir; öyleyse (onlara karşı) güzel davranışlarla davran.

86- Çünkü Rabbin, yaratan ve bilenin ta Kendisi’dir.

87- Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur’an’ı verdik.

88- Sakın onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözünü dikme, onlara karşı hüzne kapılma, mü’minler için de (şefkat) kanatlarını ger.

89- Ve de ki: “Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım.”

90- Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,

91- Ki onlar Kur’anı parça-parça kıldılar.

92- Rabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız.

93- Yapmakta oldukları şeyleri.

94- Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.

95- Şüphesiz o alay edenlere (karşı) Biz sana yeteriz.

96- Ki onlar, Allah ile beraber başka İlahları (ortak) kılmaktadırlar; onlar yakında bilip-öğreneceklerdir.

97- Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

98- Sen Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.

99- Ve yakîn sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

 

Bu haber 588 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Türkçe Kur'an Mealleri

FATİHA SURESİ Türkçe Meali

FATİHA SURESİ Türkçe Meali FATİHA SURESİ Türkçe Meali

BAKARA SURESİ Türkçe Meali

BAKARA SURESİ Türkçe Meali BAKARA SURESİ Türkçe Meali
Hakkımda01 Mayıs 2014

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

İçimizdeki güç enerji boyutu

Esmer Kız

Unutamam Seni

Sevgi Karşılık Beklemez

Burçların Yanılgısı

KIYAMET ÖNCESİ BEKLENEN HABERCİ

İyi insanlar namaz kılmalı mı?

EGO nedir?

Maymunların Atası

Doğa Meyveleri Parayla Satılır mı ?

Namazların Rekât Sayıları

ÖLÜM ANINDA YAŞANANLAR

Kur’an kurslarının görevi

Kur’an meali açıklaması

Kur’an, da On dokuz mucizesi

İslam da Kadere İman var mı ?

Müşriklerin gizlediği Kuran ayetleri

Kur’an’da Peygamber ismi geçiyor mu?

Uzaydaki Kara Delik Nedir ?

Amin demek caiz mi ?


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi